İzmit Kocaeli Forum
25 Mayıs 2012, 22:18:01 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: tatlı krizleri diyabet habercisi mi?  (Okunma Sayısı 182 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
audio-technica
Sistem Robotu
Süper Moderator
BaĞıMLı GeNc
*

Karma 21248
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 54,884


KoCaELiGenCLiK.CoM

kocaeli-genclik@hotmail.com Yakında+İnş. Kullanmıyorum
Site
« : 03 Haziran 2009, 20:54:48 »








            
         
         
         Kilo sorunu olan insanların bazılarının sık sık yaşadıkları ortak bir öyküleri var: "Sabah kahvaltısı yapmasam da oluyor öğlen yemeği aklıma bile gelmiyor. Ama akşamüzeri korkunç bir tatlı isteği duymaya başlıyorum. İlk lokmaları ağzıma atar atmaz neredeyse frenlerim patlıyor. Önüme ne gelirse yiyorum."



Bu tip tatlı krizleri çok sık tekrarlandığında "tatlı bir hikáye" olmaktan çıkabiliyor. Özellikle kadınların sık yaşadığı bu adı hoş ama sonuçları tatsız sorun yaşam kalitesini bozabiliyor sonra da şeker hastalığına yol açan bazı problemlerin olabileceğini belirtiyor.



GENETİK-METABOLİK BOZUKLUK



Bu hikáyenin arkasında çoğu zaman genetik faktörlerle ilintili olarak "pankreastan aşırı insülin salgılanması" problemi vardır. Böyle bir "genetik-metabolik" yapılanmayı taşıyan kişilerde kan şekerini hızla yükselten besinler (çikolata esneme gibi işaretler de eşlik eder. Bu kişiler kan şekerini hızla yükselten yiyeceklerden hemen sonra tekrar tatlı ve unlu yiyecekleri tüketme isteği hissetmeye başlar. Sonuç doğal olarak yağlanma yani kilo artışıdır.



Bu probleme sabah kahvaltısı yapmayanlarda buzdolabı üçgeni" arasına sıkışır kalır. İşi biraz daha abartanlarsa yani sorunu biraz daha ilerleyenler- uykudan uyanıp tatlı veya yemek yiyerek tekrar uyumak gibi yanlış alışkanlıklar edinmeye başlar.



REAKTİF HİPOGLİSEMİ VE KİLO SORUNU



"Reaktif hipoglisemi" adı verilen bu sorunun temelinde genetik-metabolik sorunlar vardır. Çoğunda az veya çok bir psikolojik sorunlar da bulunur. Bu insanların ortak bir özellikleri daha vardır: Aşırı ve hızlı kilo alıp vermeler.



Kilo alma- verme hikáyesinde kilo vermeler yerini zamanla kilo almalara bırakır. Temelde yatan tıbbi sorun çözülmeden yapılan yanlış diyetler de metabolizmayı iyice alt üst eder. Bir süre sonra insülin-şeker dengesi tamamen bozulur. Sonuç olarak her defasında 3 kilo verip mutsuz bir "kronik diyetçi"ler ortaya çıkar.



DİYABETE YOLCULUK



İşin başka tıbbi boyutları da var. Vücuttaki yağ miktarı arttıkça "insülin direnci" derinleşir ve kan şekerinin dengelenmesi neredeyse imkánsız hale gelir. Başlangıçta tokluk kan şekeri yükselmeleriyle başlayan kan şekeri dengesizliği bir süre sonra süreklilik kazanır. Bu durumun tıbbi adı "yetişkin tipi şeker hastalığı" yani Tip 2 Diyabet hastalığıdır.



Reaktif hipoglisemiyi sadece halsizlik sıradan bir sağlıksızlık nedeni kabul etmemek gerekiyor. Dikkat edilmediğinde sorun bir süre sonra önce kilo problemine hatta obeziteye- sonra da şeker hastalığına dönüşebiliyor.



Eğer yukarıdaki hikáye size biraz uyuyorsa huzursuzluk gibi mupem şikáyetlerden sık sık yakınmaya başladıysanız probleminizin reaktif hipoglisemi olabileceği aklınızda olsun.

Osman Müftüoğlu'ndan alıntıdır.
      
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!