Kilo sorunu olan insanların bazılarının sık sık yaşadıkları ortak bir öyküleri var: "Sabah kahvaltısı yapmasam da oluyor
öğlen yemeği aklıma bile gelmiyor. Ama akşamüzeri korkunç bir tatlı isteği duymaya başlıyorum. İlk lokmaları ağzıma atar atmaz neredeyse frenlerim patlıyor. Önüme ne gelirse yiyorum."
Bu tip tatlı krizleri çok sık tekrarlandığında "tatlı bir hikáye" olmaktan çıkabiliyor. Özellikle kadınların sık yaşadığı bu adı hoş ama sonuçları tatsız sorun yaşam kalitesini bozabiliyor

sonra da şeker hastalığına yol açan bazı problemlerin olabileceğini belirtiyor.
GENETİK-METABOLİK BOZUKLUK
Bu hikáyenin arkasında çoğu zaman genetik faktörlerle ilintili olarak "pankreastan aşırı insülin salgılanması" problemi vardır. Böyle bir "genetik-metabolik" yapılanmayı taşıyan kişilerde kan şekerini hızla yükselten besinler (çikolata

esneme gibi işaretler de eşlik eder. Bu kişiler kan şekerini hızla yükselten yiyeceklerden hemen sonra tekrar tatlı ve unlu yiyecekleri tüketme isteği hissetmeye başlar. Sonuç doğal olarak yağlanma yani kilo artışıdır.
Bu probleme sabah kahvaltısı yapmayanlarda

buzdolabı üçgeni" arasına sıkışır kalır. İşi biraz daha abartanlarsa yani sorunu biraz daha ilerleyenler- uykudan uyanıp tatlı veya yemek yiyerek tekrar uyumak gibi yanlış alışkanlıklar edinmeye başlar.
REAKTİF HİPOGLİSEMİ VE KİLO SORUNU"Reaktif hipoglisemi" adı verilen bu sorunun temelinde genetik-metabolik sorunlar vardır. Çoğunda az veya çok bir psikolojik sorunlar da bulunur. Bu insanların ortak bir özellikleri daha vardır: Aşırı ve hızlı kilo alıp vermeler.
Kilo alma- verme hikáyesinde kilo vermeler yerini zamanla kilo almalara bırakır. Temelde yatan tıbbi sorun çözülmeden yapılan yanlış diyetler de metabolizmayı iyice alt üst eder. Bir süre sonra insülin-şeker dengesi tamamen bozulur. Sonuç olarak her defasında 3 kilo verip

mutsuz bir "kronik diyetçi"ler ortaya çıkar.
DİYABETE YOLCULUKİşin başka tıbbi boyutları da var. Vücuttaki yağ miktarı arttıkça "insülin direnci" derinleşir ve kan şekerinin dengelenmesi neredeyse imkánsız hale gelir. Başlangıçta tokluk kan şekeri yükselmeleriyle başlayan kan şekeri dengesizliği

bir süre sonra süreklilik kazanır. Bu durumun tıbbi adı "yetişkin tipi şeker hastalığı" yani Tip 2 Diyabet hastalığıdır.
Reaktif hipoglisemiyi sadece halsizlik

sıradan bir sağlıksızlık nedeni kabul etmemek gerekiyor. Dikkat edilmediğinde sorun bir süre sonra önce kilo problemine hatta obeziteye- sonra da şeker hastalığına dönüşebiliyor.
Eğer yukarıdaki hikáye size biraz uyuyorsa

huzursuzluk gibi mupem şikáyetlerden sık sık yakınmaya başladıysanız probleminizin reaktif hipoglisemi olabileceği aklınızda olsun.
Osman Müftüoğlu'ndan alıntıdır.