İzmit Kocaeli Forum
26 Mayıs 2012, 01:36:33 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Sedef Hastalığı Nedir?  (Okunma Sayısı 142 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
audio-technica
Sistem Robotu
Süper Moderator
BaĞıMLı GeNc
*

Karma 21248
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 54,884


KoCaELiGenCLiK.CoM

kocaeli-genclik@hotmail.com Yakında+İnş. Kullanmıyorum
Site
« : 03 Haziran 2009, 20:52:34 »








            
         
         
         Sedef Hastalığı

 Psoriasis beyaz kabuk renginden dolayı halk arasında "sedef hastalığı" adıyla anılıyor.

 

 Nerelerde görülür?

 
• Klasik Sedef Hastalığı (Psoriasis vulgaris) özellikle diz ve dirsekte kepekli plaklar şeklinde ortaya çıkabilir.

• Vücudun katlantı bölgelerini (kasık sünnet derisi) tutabilir. Sadece bu bölgelerde sınırlı kalabilir.

• Deri ekleri (saç ve tırnak) tutulumu ile sınırlı olabilir. Saç tutulumu saç dökülmesi yapmaz. Tırnak tutulumunda tırnakta noktalanma kepeklenme görülebilir.

• Sadece avuç içi ve ayak tabanını tutabilir. Bu bölgelerin tutulumu Sedef Hastalığının buradaki özel ter bezlerini etkilemesi ile açıklanabilir.

• Sedef Hastalığı eklemleri tutarak “Sedef Romatizması” oluşturabilir. Tüm romatizmal hastalıkların %10’nu Sedef Hastalığına bağlı olarak oluşmaktadır. Sedef Hastalığının belki de en önemli tutulum yeri eklemlerdir. Sedef romatizması çok ağır eklem bozuklukları yapabilir.

• Sedef Hastalığı tüm deriyi tutabilir. Bu Sedef Hastalığının ağır seyreden bir şeklidir. Bütün deri kırmızıdır.

• Sedef Hastalığı deri üzerinde iltihabi görünümde seyredebilir. Bu çeşit rahatsızlıkta kızarık zemin üzerinde küçük iltihabi lezyon gözlenir (İltihabi Sedef Hastalığı mikrobik bir hastalık değildir).

 Kimlerde ve ne sıklıkta görülüyor?

 
Gerçek sıklığı kesin olarak saptanmış olmamakla birlikte kızılderili ve zencilerde oldukça az görülüyor. Kadın ve erkek eşit derecede tutuluyor. En sık 10 – 35 yaşlarında görüldüğü belirtiliyor.

Ancak doğumdan itibaren tam yaşam boyu yakalanma riski oluşuyor. Ne kadar erken yaşta ortaya çıkarsa pozitif aile öyküsü olasığı o denli yüksek oluyor. Ayrıca erken ortaya çıkış daha ciddi bir hastalığı işaret ediyor.

 

 Neden kaynaklanıyor?

Etiyolojisi üzerinde yapılmış birçok çalışmalara rağmen halen nedeni bilinmeyen hastalıklar arasında yerini korumaya devam ediyor. Birçok faktörler ileri sürülüyor. Olasılıkla tetikleyici rol oynayan bu faktörlerden biri veya birden fazlası kalıtsal zeminde bir araya gelerek hastalığı başlatıcı bir yüklem üstleniyor. Bunların en önemlilerinden birini psikosomatik mekanizma oluşturuyor. Psişik stress ya başlatıcı ya da arttırıcı rol oynuyor ve hastaların çoğunda tespit ediliyor. Bunun yanı sıra; enfeksiyon odakları ender olarak aşılar tetikleyici nedenler arasında yer alıyor.



Kaç tipte görülüyor?

 
Psoriasis'in klasik tipteki klinik gösterimi; keskin sınırlı dirsek ve bel bölgesinde plak yapma eğilimli lezyonlar halinde ortaya çıkıyor. Ancak bu kural değil. Tek bir lezyonun büyüklüğü toplu iğne başı gibi son derece küçük veya büyük bir vücut bölümünü kaplayacak kadar olabiliyor. Bu elemanların büyüklük ve şekillerine göre morfolojik tiplemeler yapılmış. Bu elemanlar özel isimleriyle anılıyor.

 

 Nasıl tanı koyuluyor?

Klasik bir tip psoriasis dışında klinikte başka psoriasis tipleri de mevcut. Bunlar atipik psoriasis formları olarak biliniyor. Bunların başlıcaları vücutta yaygın kızarıklık yapan ve genellikle hastane tedavisini gerektiren eritrodermik psoriasis yüksek sedimantasyon saptanabilse de spesifik olarak nitelendirilmiyor.

 

 Tedavi olarak neler uygulanıyor?

Hastalığın tedavisinde şimdiye kadar pek çok çeşitli ilaç ve yöntemler denendi ve her geçen gün bunlara yenileri ekleniyor. Bunun nedeni etiyolojinin belli olmaması ve dolayısıyla nedene yönelik sağaltım yapılamadığı için bunların kısmen ya da tümüyle başarısız kalmasıdır. Tedavinin ana ilkeleri nüksü önlemek üzere çeşitli tetikleyici faktörleri elimine etmeye çalışmak hatta interferon diğer tedavi seçeneklerini oluşturuyor.

 

• Sedef Hastalığı tedavisinde amaç en az yan etki ile en iyi sonuçları elde etmek ve belirtisiz dönemi mümkün olduğunca uzun sürdürmektir.

• Her Sedef hastasına önerilen tedavi aynı değildir ve her hasta için uygun olan tedavi yöntemi belirlenmelidir.

• Genelde tedaviye kepek dökücü ilaçlarla yüzey temizlenir ve diğer ilaçların etkinliği arttırılır.

• Belirtilerin yaygın olduğu durumlarda ultraviyole ışını ile tedavi uygulanabilir (UVB vb.).

• Çok inatçı ve ağır tiplerde ağız yolu ya da iğne şeklinde uygulanan ve yan etki riski daha yüksek olan ilaçların takip altında kullanılması önerilebilir.

• Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın tetikleyici etkenler aradan çıkartılmaya çalışılır. Banyodan sonra nemlendiriciler kullanılıp dolayısıyla yinelemeler önlenmeye çalışılır.

• Sedef Hastalığı'nda lokal ve kabin PUVA tedavileri uygulanmaktadır.
      
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!