Sefaköy'de ele geçirilen 208 kilo eroine ilişkin aralarında narkotik polisi Erol Ç.'nin de bulunduğu 4 kişinin duruşmasına devam edildi. Duruşmada, ayrıca Kapıkule'de pizza kutuları içersinde ele geçirilen 565 kilo eroine ilişkin birleştirilen dava dosyasındaki 9 sanığın ifadesine de başvuruldu.
Edirne Kapıkule Sınır Kapısı'ndan TIR'ın içerisine pizza kutularına yerleştirilmiş 565 kilogram eroini yurt dışına çıkarmak üzereyken yakalanan 9 kişinin Sefaköy'de narkotik polisi Erol Ç.nin de aralarında bulunduğu 4 kişinin 208 kilogram eroinle yakalanmasına ilişkin birleştirilen davada 12 kişinin yargılanmasına devam edildi.
Beşiktaş'taki İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Erol Ç.'nin de aralarında bulunduğu 8'i tutuklu 12 sanık katıldı. Sanıklardan Kadir A., mahkemedeki ifadesinde nakliye işi yapmak amacıyla 2006 yılında kardeşi ve eniştesinin üzerine bir şirket kurduğunu ve Hollanda'da bulunan Resul B.'ye pizza kutusu gönderdiğini belirttiği öğrenildi. 1989 yılından beri tanıdığı Ali N.'ye ise aynı işi yaptığını söylediğini anlatan Kadir A., 4 bin tanesi Ali N.'nin olmak üzere toplam 8 bin 200 tane pizza kutusu siparişi verdiğini belirtti.
Kutuların geldiği sırada rahatsızlığı dolayısıyla 10 gün işe gidemediğini söyleyen Kadir A., Ali N.'nin verdiği anahtarla depoya giderek kutuların hepsini paketlediğini ifade etti. Kadir A., "Kutuların değişik paketlendiğini fark edince nedenini sordum. Ali N. de kutularda toplam 4 bin tane sigara olduğunu bana söyledi. Bu işten para kazanacağımı söyledi. Ben de paraya ihtiyacım olduğu için bunu kabul ettim'' şeklinde konuştuğu öne sürüldü.
TIR şoförü olduğunu belirten Kadir A.'nın eniştesi Mehmet S., ''Kadir A. bana araba alacağını söyleyerek benden vekalet istedi. Ona güvenip vekaleti verdim. Cahil olduğum için, 'neden eşinden ya da başkasından almıyorsun' demeyip güvenerek vekaletimi verdim. Kurulan şirketten haberim yok'' ifadesini kullandı. Kadir A.'nın kardeşi Mahmut A. ise, ağabeyi olduğu için güvendiğini, bu nedenle vekalet verdiğini söyledi.
Kadir A.'nın eşi Leyla A.'nın ifadesinde, "Eşim daha önce uyuşturucudan dolayı cezaevinde yattı. Daha önce kurduğu şirkette battığı için yeni bir şirket kurmasını istemedim. Gözaltına alınmadan bir gün önce eşimin isteği üzerine başka bir nakliye şirketine elden bin 200 euro bıraktım. Parayı ne amaçla oraya bırakmamı istediğini bilmiyordum. Uyuşturucu işini bilmiyordum. Bilseydim, çocuklarımı ve kendimi neden yakayım. Onurumu niye beş paralık edeyim'' dediği öğrenildi.
Duruşmada söz alan sanıklardan Cevdet O.'nun, narkotik şubede çalışan polis memuru Erol Ç.'nin aslında bir suçu olmadığını söyleyerek, ''Benim hatam nedeniyle burada yargılanıyor. Kendisinden ve ailesinden özür diliyorum'' şeklinde konuştu. Duruşmada 2 sayfalık yazılı dilekçe veren polis memuru Erol Ç., uyuşturucunun sahiplerinin isimlerini açıklamak istediği sırada kendisine müsaade edilmediğini belirttiği ve bu konudaki ifadesini duruşmadan ayrı olarak alınmasını istediği öğrenildi.
Erol Ç.'nin ifadesinde sanıklardan Nazmi K. hakkında daha önce yapılan bir tatbikatta görev aldığını belirterek, ''Telefonları dinleniyordu. Bu dinlemelerle ilgili Sabri O. ve Osman Y. adlı 2 kişiyi tespit ettik. Bu şahısların bu olayla ilgili olduğunu düşünüyorum. Dinlenmelerini istiyorum. Adresleri narkotik şubede vardır. Söz konusu operasyon hakkında bir bilgim yok. Dolayısıyla bilgim olmayan konuda başkalarına da yardım etmem düşünülemez. Mağdurum, tahliyemi istiyorum'' dediği öğrenildi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Leyla A., Mahmut A. ve Mehmet S.'nin tahliyelerine karar vererek duruşmayı erteledi.