|
|
- bizler yapı olarak hep gülmeye hazırız belkide diğer tüm toplumlardan daha fazla eglenmeyi seviyoruzz.
Güzel bi fıkra var sizlerle paylasmak isterim..
Hoş fıkraları olan arkadaslarında cevaplarını bekliyorumm. Birbirlerini çok sevmişler, birlikte olmaktan çok mutlu olmuşlar ve evlenmeye karar vermişler. Evlenmişler...
Dışarıda olağanüstü giden işler, yatağa gelince sorun olmaya başlamış. Karısını çok seven, onu her anlamda ve her alanda mutlu etmeyi isteyen adam, yatakta bir türlü istediği sonucu alamıyormuş. Sevgileri onları çözüm arayışına itmiş. Bir gün konuşurlarken, 'papaza danışalım' fikri çıkmış ortaya...
Gitmişler papaza durumlarını anlatmışlar, ne yapabileceklerini sormuşlar.
Papaz: Genç bir delikanlı bulun. Eline bir havlu verin, siz sevişirken, havluyu sağa-sola sallasın hafif bir rüzgar yapsın..
Karı-koca büyük heyecanla havlu sallayacak genci aramışlar, bulmuşlar. Vermişler gence havluyu atmışlar kendilerine yatağa. Delikanlı havluyu sallamış ama eşler yine uyumsuz, yine sonuçsuz.
Gitmişler yine papazın yanına, papaz sorunun çözülmediğini öğrenmiş, düşünmüş düşünmüş, kocaya dönmüş.
Siz şu delikanlı ile bir yer değişin, havluyu sen salla bakalım ne olacak?
Karı-koca papazdan aldıkları son öğüt ile evin yolunu tutmuşlar.
Koca almış eline havluyu sallamaya başlamış, genç adam da genç kadınla başlamış sevişmeye. Tabii sonuç müthiş.
Havlu sallayan koca iş bitince, yatakta yorgun yatan genç adama dönmüş, küçümseyici bir tavırla:
Gördün mü koçum, havlu böyle sallanır.....
|