İzmit Kocaeli Forum
25 Mayıs 2012, 05:06:22 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Horlama Hastalığı  (Okunma Sayısı 162 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
audio-technica
Sistem Robotu
Süper Moderator
BaĞıMLı GeNc
*

Karma 21248
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 54,884


KoCaELiGenCLiK.CoM

kocaeli-genclik@hotmail.com Yakında+İnş. Kullanmıyorum
Site
« : 03 Haziran 2009, 20:50:06 »








            
         
         
         Normal erişkin  inanların en az %45'i zaman zaman horlamaktadır. Bu şikayet %25'inde sürekli bir  haldedir. Harlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte  her geçen gün artar. 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir.  Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin  modifikasyonlandır (sırt üstü yatarken horlama daha çok artar). Çene ve boyun  askıları boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar  sağlamamıştır. Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar  bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak  düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem  olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.

   

 

HORLAMANIN NEDENİ  NEDİR?

Ağız ve  burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde  ki sese horlama denir. Dilen arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu  kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar  birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya  çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.  

 

1. Dil ve boğaz kasları  gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına  doğru kaymasına engel olamaz. Bu olaş alkol ya da ilaç alarak gevşemiş birinin  uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun  derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

 

2. Boğazdaki dokuların  aşın büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan  horlama sebebidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir.  Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

 

3. yumuşak damak ve  küçük dilin aşın sank ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava  yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.

 

4. burun tıkanıklığı  olan kişi havayı almak için genizde aşın vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe  olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan  kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı kişilerin sadece alerjik  dönemlerde veya grip sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir.  Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir.  Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun  içi deformasyonları içinde en sık rastlanılandır.

 

HORLAMA CİDDİ BİR  SORUN MUDUR?

Sosyal  olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay  konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur.  Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi  olarak evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden  geçirilen geceler vardır. Aşın horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan  kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu "tıkayıcı tipte horlama  hastalığıdır." "uyku apnesi" olarak bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama  nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10  saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7'den fazla  görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu duruda doktorunuzun size bir uyku  merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi)  hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda  kan oksijen düzeyi aşın oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı  daha çok pompalamak zorundadır.

 

Bir süre sonra kalp  ritmi bozulurken yorgun ve verimsiz geçecektir.  Araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar görülecektir

HORLAMA TEDAVİ  EDİLEBİLİR Mİ?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için  aşağıda sıralana önerilere uyulmalıdır.

1.  İyi bir adale tonu su kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.  

2. Horlayan kişiler uyku ilaçları sakinleştirici  ve antihistaminik denilen alerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.  

3. Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.  4. Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı. 5. Aşın yorgunluktan  sakınmalı

6. Uykuda yana yatmak tercih  edilmeli

7. Yatağınızın başı daha yukarıda  olmalı (10 cm.)

8. Evde horlamayan  kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın. Horlama kişi ve  ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun  olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (yüksek  sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) doktorunuza baş vurmanız  daha da önem kazanmaktadır. Horama hastasının burun boğaz ve boynunun  detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını  belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.

 

Tedavi şüphesiz tanıya  dayanır. Bu alerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit ya da bademcik geniz eti  veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir. Horlama- nefessiz  kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha  genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından uvulopalatofarengoplasti  ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Lazer'in kullanıldığı laser-assisted  uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır.  Yine son zamanlarda geliştirilen Radyo frekans cihazıyla da horlamaya neden olan  hava yolu daralmalarını bu bölgelere uygulanan radyo dalgaları sayesinde  küçültülmesi lokal anestezi altında yapılabilen bir müdahaledir. Uygun vakalarda  ayaktan uygulanabilecek bir yöntemdir. Cerrahinin çok boğaza riskli veya hasta  tarafından istenilmediği durumlarında boğaza basınçlı hava veren maske takarak  (CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından  detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli  olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli  yararlar ağlayacaktır.
      
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!