İzmit Kocaeli Forum
24 Mayıs 2012, 19:54:22 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Fazla kilolar ve kanser riskiniz  (Okunma Sayısı 117 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
audio-technica
Sistem Robotu
Süper Moderator
BaĞıMLı GeNc
*

Karma 21248
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 54,884


KoCaELiGenCLiK.CoM

kocaeli-genclik@hotmail.com Yakında+İnş. Kullanmıyorum
Site
« : 03 Haziran 2009, 20:46:21 »








            
         
         
         Fazla kilolar ve kanser riskiniz…

 Dr.Sinan İBİŞ

sinanibis@flavius.com.tr[/url" target="_blank">

 Dünyada yaklaşık 22 milyon kanserli hasta olduğu bilimsel kayıtlarla ifade ediliyor. Her yıl 10 milyon kişi daha kansere yakalanmakta. 6 milyon kişi ise kanserden dolayı yaşyasak kelime kaybetmekte. Bu rakamın 2020’de 16 milyona yükselmesi beklenmekte.

 Kanser tedavisinde her geçen gün yeni yöntemler geliştirilirken yüzde 1’lik kısmının ise katkı maddeleri içeren gıdaları fazla tüketen kişiler olduğu tespit edilmiş durumda.

 Araştırmacılar şişman ve hareketsiz bireylerin kansere yakalanma riskinin normal bireylere kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koymaktalar.

 Kanser anormal vücut hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasını ifade etmekte. Hücrelerimiz vücudumuza dışardan aldığımız bazı kanserojen maddeler aracılığıyla kanser öncüsü hücrelere dönüşürler. Bu hücreler artık potansiyel kanser hücreleridir. Yani tetikleyici etkenlerle ileride kansere yakalanmanıza neden olabilirler. Şişmanlık da bu tetikleyici faktörlerden bir tanesidir.

 Araştırmalar yağ hücrelerinin kan dolaşımına hormon ve büyüme faktörleri salgılayan birer hormon pompası gibi hareket edebildiğini gösteriyor. Şişman ve aktif olmayan bireylerde ise bu pompa aşırı çalışıyor. Eğer vücut hücreleri bu hormon ve büyüme faktörlerinin yüksek seviyelerine uzun süre maruz kalırsa çok daha çabuk çoğalmaya başlıyorlar ve bu da kansere yakalanma riskinizi artırıyor.

 Amerikan kanser araştırmaları enstitüsü araştırmacıları bu potansiyel tehlikeli durumun geri dönüşü olduğunu vurgulamaktalar. Fazla kilolarımızı vererek ve elde ettiğiniz ideal kilolu halinizi koruyarak bozulmuş hormonal sistem faaliyetlerini düzene sokmak da mümkün.

 Amerikan kanser araştırmaları enstitüsüne göre kanserle savaşan besinler…

 Kurubaklagiller: İçeriklerindeki fitokimyasallarla hücreleri kansere neden olan genetik zarardan korurlar. Özellikle kolon prostat ve göğüs kanseri riskini azaltırlar. Haftada 2-3 porsiyon tüketilmelidirler.

 Böğürtlengiller: Böğürtlen yemek borusu ve meme kanserlerini önleyici etkileri vardır. Çay üzümü ise keşfedilen en güçlü antioksidan bileşik olan antosiyonid içerir.

 Lahanagiller: Karnabahar karaciğer ve kolon tümörlerini kapsayan birçok kanser hücresinin gelişiminin önlenmesine yardımcı olabilmektedirler.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak akciğer ve mide kanser hücrelerini baskılarlar.

 Ketentohumu: Tam tohum taneleri sindirilemezler akciğer ve meme tümörlerini baskıladıkları gösterilmiştir.

 Sarımsak: İçeriğindeki di alil di sülfüt denen bileşiğin deri mide ve idrar torbası kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Son çalışmalar bu bileşiğin lösemi hücrelerini tahrip edebildiklerini açıklar niteliktedir. Yine sarımsaktan elde edilen ajoen denen madde de aynı etkiyi göstermekte.

 Üzüm ve üzüm suyu: Resvaratrol denen polifenol cinsi bileşikten çok zengindir. Polifoneller güçlü antioksidan ve antiinflamatuar maddelerdir. Resvaratrol en yoğun olarak üzümün kabuk kısmında bulunur. Mor ve kırmızı renkli üzümler yeşillere kıyasla resvaratrol açısından daha zengindir. Lösemi deri ve meme kanseri kanserlerini hastalığın her üç aşamasında da yavaşlamasına yardımcı olabilirler.

 Yeşilçay: Hem siyah antikanserojen etki gösterirler. Kateşinlerin en iyi kaynağı yeşil çaydır. Yeşil çay siyah çaya kıyasla üç kat daha fazla kateşin içerir. Ancak aspirin gibi ilaçlarla etkileşimi olabileceğinden aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır. Günde 3 fincan yeşil çay tüketimi meme kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.

 Domates; Domates karpuz gibi birçok meyveye kırmızı veya pembe rengini veren laykopen denen karetonoiddir. Laykopen çok güçlü bir kanser savaşçısıdır.

 Tam tahıl taneleri: Tam tahıl tanesi terimi tahılın taneyi oluşturan üç yapıyı da (öz fitoöstrojenler ve saponinler açısından zengindirler ve kansere karşı koruyucu etki gösterirler. Günde 5-6 porsiyon tüketilmeleri uygundur.

 Soya: Anti kanserojen maddeler olan flavonoidler fitik asit ve protein kinaz inhibitörleri içerikleriyle kansere karşı koruyucu etki gösterirler.

Kanser oluşumunda beslenme ve fiziksel aktivitenin anahtar rol oynadığı açıkça görülmekte. Yaşam tarzımızda yapacağımız değişikliklerle kansere yakalanma riskimizi azaltmak ve yaşam kalitemizi artırmak bizlerin elinde.
      
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!