İzmit Kocaeli Forum
23 Mayıs 2012, 19:06:43 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Burun Tıkanıklığı...  (Okunma Sayısı 181 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
audio-technica
Sistem Robotu
Süper Moderator
BaĞıMLı GeNc
*

Karma 21248
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 54,884


KoCaELiGenCLiK.CoM

kocaeli-genclik@hotmail.com Yakında+İnş. Kullanmıyorum
Site
« : 03 Haziran 2009, 20:58:21 »








            
         
         
         TANIM: Burun tıkanıklığı nefes almada zorluk çekme insanlığın en eski şikayetlerinden biridir. Bazıları için bu çok önemli olmasa bile kimileri bu şikayetlerden dolayı çok zorluk çeker. Doktorlar burun tıkanıklarının nedenlerini dört bölümde inceler ve bunlar arasında bazen benzer noktalarda olabilmektedir. Özellikle şikayetlerine birden fazla şeyin neden olduğu hastalarda bu ortak noktalar artmaktadır.



YAPISAL NEDENLER



Bu sınıf içinde burnun ve ince bir kıkırdaktan oluşan ve burnu iki ayrı bölüme ayıran burun septumunun bozuklukları incelenir. Bu bozukluklar genellikle insanın hayatında geçirdiği herhangi bir kaza sonucu oluşmaktadır. Kaza çocukluk çağında olmuş olabileceği gibi unutulmuş bile olabilir. Yeni doğan bebeklerin yüzde yedisinde doğum esnasında burun zedelenmesi olabilmektedir. Şu bir gerçektir ki insan hayatı boyunca en az bir kere burnunu bir yere çarpar. Bu nedenlerden dolayı burun deformiteleri ve septum deviasyonları çok sık görülen nedenlerdir. Eğer bunlar soluk almayı güçleştirirse cerrahi olarak düzeltilebilir.



Çocuklarda en sık rastlanan burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir. Bu bademciğe benzeyen ve damağın gerisinde burnun arkasında yer alan bir dokudur. Bu problemi olan çocuklar geceleri sesli nefes alırlar yüzlerinde bir mutsuzluk ifadesi vardır. Hatta dişlerinde de bozukluklar söz konusu olabilir. Geniz etini almaya yönelik cerrahi girişimler önerilebilir.



Bu kategori içinde yer alan başka nedenler arasında burun tümörleri ve yabancı cisimler de vardır. Çocuklar küçük parçacıkları burunlarına sokma eğilimindedir. Bunlar düğme bezelye ve nohut olabilir. Tek taraflı kötü kokulu akıntı hissettiğinizde dikkatli olun. Çünkü bu yabancı cisim tarafından tıkalı bir burnun uyarısı olabilir. Bu durumda muhakkak bir doktora başvurulmalıdır.



ENFEKSİYON



Normal bir insan yılda ortalama bir iki kez soğuk algınlığı geçirebilir. Bu gençlerde daha fazla bağışıklık sistemi gelişmiş yaşlı kişilerde ise daha azdır. Soğuk algınlığı virüsler tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Bazı virüsler hava yoluyla geçerken çoğunlukla el burun yoluyla bulaşır. Virüs bir kere buruna yerleşince vücutta bulunan histamin adında bir kimyasal maddenin salgılanmasına neden olur. Bu madde sonucunda buruna giden kan miktarında belirgin bir artış gözlenir. Sonuç olarak burun zarları şişer. Diğer taraftan burun zarlarından sıvı salgılanması da artar. Antihistaminikler ve dekonjestanlar bu şikayetlerin azaltılması için kullanılabilir. Fakat soğuk algınlığı zaman içinde kendi kendine geçer.



Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin bakteri enfeksiyonlarına olan direnci azalır. Bu da soğuk algınlığı sırasında neden sıklıkla burun ve sinüs enfeksiyonu görüldüğünü açıklar. Burun akıntısı berrak görünümünden sarı veya yeşile dönerse bu bakteriyel enfeksiyonu gösterir ve muhakkak doktora başvurulmalıdır.



Ani sinüs enfeksiyonlarında burunda tıkanıklık gözler arasında ve gerisinde veya üzerinde ağrı ve hassasiyet bulunur.



Kronik sinüs enfeksiyonları ağrı yapabilirde yapmayabilir de. Fakat burun tıkanıklığı ve burun akıntısı sürekli vardır. Bazı hastalarda sinüslerden polip denilen yapılar gelişir. Hastalık aşağı hava yollarına da yayılarak kronik öksürük kronik sinüzit için ise genellikle cerrahi tedavi önerilir.



ALLERJİ



Saman nezlesi allerjik rinite verilen isimdir. Allerji ; yabancı bir cisim vücutta histamin salgılanmasına neden olan parçacıklar sonucunca burun tıkanıklığı ve akıntısı oluşur. Antihistaminik ilaçlar histaminin etkisini önleyerek şikayetleri ortadan kaldırılabilir. Dekonjestanlar genişlemiş kan damarlarnı büzerek burnun açılmasını sağlarlar. Antihistaminiklerin büyük çoğunluğu uykuya meyli artırırken dekonjestanlar tam bunun aksi olarak uyarıcı etki gösterir. Bu nedenle bu ilaçları bir arada kullanmak en doğru seçim olacaktır.



UYARI



Antihistaminik kullanırken uykuya meyili olanların otomobil kullanmaları veya tehlikeli işlerde çalışmaları çok sakıncalıdır. Dekonjestanlar kalp hızını ve kan basıncını artırdıkları için yüksek tansiyonu glokomu ve idrara çıkmada zorluğu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hamileler alacakları herhangi bir ilaç için mutlaka doktorlarına başvurmalıdırlar.



Kortikosteroidler (Kortizon) birçok allerjik hastada belirgin bir şekilde etkindir ancak bilinen yan etkilerinden dolayı muhakkak doktor kontrolunda kullanılmalıdır. Bunun yanında bu ilaçlar burun spreyi olarak kullanıldıklarında da etkilidirler ve bu kullanım şekli daha güvenlidir.



Allerji iğneleri en spesifik tedavi yöntemidir ve yüksek düzeyde başarıya sahiptir. Bazan hastanın hangi maddelere karlı allerjik oluşunu anlamak için kan ve deri testleri yapılır. Doktor tedavinin başlangıç şemasını belirleyecektir. Bunlar genelde enjeksiyonlar şeklinde olacaktır.



Bu tedavi insandaki antikorları bloke ederek allerjik reaksiyonun önlenmesi yoluyla etki gösterir. Birçok hasta ilaçların yan etkilerinden dolayı enjeksiyonu tercih eder.



Allerjisi olan hastaların sinüs enfeksiyonu olma eğilimleri daha da artmışdır.



VAZOMOTOR RİNİT



Rinit burunun ve burun zarlarının enflamasyonu demektir. Vazomotor kan damarları ile ilgili demektir. Burun zarları çok miktarda genişleme ve daralma yeteneğine sahip atar damar hava yolu açılır ve kişi daha rahat nefes alır.



Bunun tam tersi allerjik atakta veya kişi soğuğa maruz kalınca gelişir. Kan damarları genişler ve burun tıkanır. Allerji ve enfeksiyonlara ek olarak bazı başka nedenler de burun damarlarının genişlemesine sebep olarak vazomotor rinite yol açar. Bunlar arasında stres doğum kontrol hapları ve dekonjestan ilaçların aşırı veya uzun kullanılması sayılabilir.



Bütün bu nedenlerin başlangıcında burun tıkanıklığı geçici ve geri dönebilir niteliktedir. Yani neden ortadan kaldırılırsa hastalık düzelecektir. Bunun yanında eğer yeterince uzun sürerse bu sefer de kan damarları elastikiyetini kaybedecek ve olay geri dönülmez bir duruma dönüşür. Varisleşmiş damarlara benzerler. Hasta sırt üstü yattığında veya bir tarafına döndüğünde aşağı kısımları kanla dolar.

Burun tıkanıklığı sağlığı ve gelişmeyi olumsuz etkiliyor

Geniz ve burun eti çocuklarda zeka gelişimi olumsuz yönde etkileniyor. Uzun süreli burun tıkanıklığı yetişkinlerde ise kalp hastalıklarına yol açabiliyor.



Burun tıkanıklığı çok sık rastlanan bir durum. Çocuklukta da erişkin yaşta da görülebiliyor. Genellikle basit bir sorun olarak algılandığı için üzerinde pek fazla durulmuyor. Aslında burun tıkanıklığının neden olduğu ağızdan nefes alıp verme çok ciddi probleme dönüşebiliyor. vücudun kliması olarak tanımlanan ve çok önemli bir görev üstlenen burnun yapısını şöyle açıklıyor:



"Burnun ortasında burun pasajlarını iki eşit yarıma ayıran bir duvar ve yan duvarlarda hastalarımızın burun eti diye tabir ettiği nemlendiriyorlar"



HAVA KİRLİLİĞİ BURUN TIKANIKLIĞINA YOL AÇIYOR



Geçici burun tıkanıklığına yol açan nezle dışında tıkanıklığa sebep olan etkenleri şöyle



"Hava kirliliği şişip inebilme özelliği bu faktörlere bağlı olarak bozulduğunda uzun süreli kalıcı şişlikler burun tıkanıklığı ortaya çıkar ve düzeltilmesi gerekir"

Geçen 20 yıl içerisinde giderek artan oranda yapılan burun estetik ameliyatları sonrası bunun tedavisi mümkün bir durum olduğunu ifade ediyor.



DOĞRU TEDAVİ İÇİN DOĞRU TANI



Burun tıkanıklığı çok uzun süre devam ettiğinde bir uzman yardımı almak gerektiğinin altını çizen "Burun tıkanıklığının neden kaynaklandığını tespit etmek gerekiyor. Tanı noktasında hastayı iyice dinlemek şart. Rutin muayene dışında günümüzde kullanılan birçok yeni alet var. Bunların başında ise endoskop geliyor.

"Endoskopla muayeneyi tamamladıktan sonra kompüterize tomografi ya da burun içi basıncını ölçen özel cihazlarla tıkanıklığını nedenini ve yerini saptama yoluna gidebiliyoruz. Tanısı konduktan sonra tedavisi de günümüz şartlarında daha etkin olarak yapılabiliyor. Alerjisi olan hastalarımızda ilaçlarla tedavi söz konusu. Alerji ilaçları ile burun mukozasının şişkinliğini azaltarak hastaların nefes alıp vermesini düzenlemek mümkün"



Özellikle içinde bulunduğumuz çağda yaşadığımız atmosfer şartları endüstriyel atıkların burnun içinde özellikle çocuklarda burun tıkanıklığı ortaya çıkardığına "Bunu elimine etmek mümkün değil. Burun tıkanıklığının nedeni ne olursa olsun tıbbi tedavi ile düzelmeyen durumlarda ameliyata kadar varan başka tedavi seçenekleri ortaya çıkıyor. Günümüzde birçok farklı yöntem kullanıyoruz. Bunlardan bir tanesi burun eti konkanın içerisine bir tünel açmak. Bu tünelin içine aletlerimizi yerleştirerek hem mukozanın iç yüzünü yani burnu kaplayan halının iç yüzünü hem de burun etinin yapıştığı kemiği traşlayarak boyutunu küçültüyoruz" şeklinde konuşuyor.



TEDAVİYE YANIT ALINMAZSA AMELİYAT EDİLİYOR



Korkulanın aksine böyle bir ameliyatta kesinlikle yüzde yapılan işlemle ilgili şunları söylüyor:



"Son derece basit bir ameliyattır. Konkalarda mukozanın fazla olduğu ve ilaçla düzelmeyen durumlarda ise radyofrekans yöntemini uyguluyoruz. Cihazdan radyofrekans enerjisi çıkıyor ve iğne radyofrekans enerjisini mukozaya ileterek işlemi takiben 2 ila 3 hafta içerisinde mukozanın büzülmesini sağlıyor. Etli mukozalarda yapılan ve hastalarda oldukça yüz güldürücü sonuçlar aldığımız son derece basit bir yöntem"



Sinüzit "Estetik burun ameliyatları sonrası oluşabilen burun kanadı çöküntülerini de kansız ve tamponsuz bir şekilde çok basit bir yöntemle tedavi edilebiliyor"



Uzun süreli varolan burun tıkanıklıklarının tedavi edilmesinin kesinlikle gerektiğini "Burnun işlevlerinden bir tanesi havayı temizleyip aşağıya göndermek. Burun kullanılmadığı zaman ağız açık kalıyor. Temizlenip nemlenmeyen ve ısınmayan hava boğaz arka duvarına çarparak burada kuruluk ve farenjit türü şikayetlere sebep oluyor" şeklinde konuşuyor. "Burun ile akciğerler arasında bir bağlantı söz konusudur"

"Burundan solunan havayı akciğerler daha fazla emerler. Biz çocuğun zeka ve diğer gelişimini olumsuz etkiler"

      
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!