BRUCELLOZIS Günümüzde tüketiciler çevreye zarar verilmeden üretilen

ürünün kalitesini yansıtan doğru etikete sahip ürünleri tercih etmektedir.
Brucellozis hastalığı birçok dünya ülkesinde olduğu gibi ülkemiz hayvancılığı açısından da önemli zoonotik hastalıklardan biridir. Ekonomik kayıplarının yanısıra insan sağlığını da etkilemesi nedeniyle hem dünya ülkeleri hem de ülkemizde

salgın hayvan hastalıkları ile mücadelede ilk sıralarda yer almaktadır.
Hayvanlarda bu hastalık yavru atma

kısırlık gibi hem yetiştirici hem de ülke ekonomisi açısından ciddi kayıplara yol açmaktadır.
Hastalığın ülkemizde eradikasyonunu sağlamak amacıyla

1984 yılında başlatılan ve 26 yıl sürmesi planlanan “Türkiye Brucellozis Mücadele Projesi” kapsamında her yıl aşılama programı uygulanmaktadır. Önümüzdeki yıllarda Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz nedeniyle ulusal boyutta izleme ve tarama programı gündeme gelecektir.
Hastalığın kontrolü ve eradikasyonu çalışmalarınde sektörlerarası işbirliği büyük önem arz etmektedir. Bakanlığımız yanında Sağlık Bakanlığı

Yetiştiriciler ve mahalli İdarelerin koordineli çalışması gerekmektedir. Koordineli çalışma sağlandığı ölçüde tüketiciyi koruma ve gıda güvenliği sağlanmış olacaktır.
Hayvan yetiştirenler

Laboratuvar çalışanları ve tüketiciler ancak veteriner hekimlerin kamuyu bilgilendirmeye yönelik programlarla kamuoyunun doğru ve eksiksiz olarak bilgilendirilmesi çalışmalarıyla koordineli hareket edecektir.
Hazırlanan bu kitapçığın

insan ve hayvan sağlığının korunması yanında milli ekonomiye de önemli katkı sağlayacağı inancıyla emeği geçenlere teşekkür ederim.
1.Brusellozis Nedir? Brucella grubu bakterilerin oluşturduğu

ekonomik yönden zarar verici ve halk sağlığı yönünden önem taşıyan bir hastalıktır.
Evcil hayvanlarda
Bulaşıcı yavru atma hastalığı olarak bilinen hastalık
Malta humması ve
Akdeniz humması olarak da bilinmektedir.
2.Brusellozis Neden Önemlidir?Hayvanlarda neden olduğu yavru kaybı

hayvan ve hayvansal ürünlerin ticaretine engel teşkil etmesi ve çoğunluğu kırsal kesimde bulunan kısıtlı imkanlara sahip hayvan yetiştiricilerinin sosyo-ekonomik gelişmesini engellemesi gibi zararlarının olması bir başka faktördür.
Ayrıca insan sağlığı açısından taşıdığı risk hastalığın önemini daha da artırmaktadır. İnsanlarda uzun süren bir hastalığa neden olan brusellozis fizik yetersizliği ve iş gücü kaybına neden olurken

tedavi ve hastane giderleri de önemli bir ekonomik kayba neden olmaktadır.
3.Brusellozis Ne Kadar Yaygındır?Brusellozis Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO)

Orta ve Güney Amerika’nın bir kısmında insan ve hayvanlarda yaygınlığını sürdürmektedir.
Hastalık kontrol programları ile hayvanlarda hastalık oranının azaltılamadığı gelişmekte olan ülkelerde insanlarda brusellozis oldukça yaygın görülmektedir. Sütlere ısıtma işleminin (pastörizasyon vb.) uygulanmadığı

laboratuvar ve mezbaha çalışanlarında) tek tük vakalar halinde görülmektedir.
Akdeniz ve Orta Doğu ülkelerinde insanlarda yıllık brusellozis insidensi her 100000 kişide 1-78 vaka arasında değişir. Ancak hastalığın yaygın olduğu ve hayvanlarda kontrol programları uygulanmayan bölgelerde 550’nin üzerinde vaka bildirilmiştir. Hayvanlarda kontrol tedbirlerinin zorunlu olduğu bazı Güney Avrupa ülkelerinin bir kısım topluluklarında dahi 100000 kişide 77 vaka bildirilmiştir. Dünyada 100 ülkeden yılda 500000’in üzerinde brusellozis vakası bildirilmektedir.
İnsan brusellozisi bir çok ülkede ihbarı mecburi bir hastalık olmasına rağmen

resmi rakamlar gerçek enfekte insan sayısını yansıtmamaktadır. Hastalığın bildirilenden 10-25 kat daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Bunun başlıca nedeni vakaların çoğunlukla doğru teşhis edilememesidir.
4.Ülkemizde Hastalık Ne Kadar Yaygındır? Brucellozis ülkemiz de hem hayvanlarda hemde insanlarda ihbari mecburi bir hastalıktır.
Türkiye’de hayvanlarda brusellozisin prevalansını belirlemek amacıyla yapılan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı

koyunlarda ise 1077 köyde (sürü) prevalans % 15 olarak belirlenmiştir.
Bu çalışma bulguları daha önceki yıllarda olduğu gibi

ülke genelinde hastalığın yaygın olduğunu göstermektedir.
Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre yıllar itibariyle insanlarda tespit edilen vaka sayılarında belirgin bir artış görülmektedir (1970-1980: 937 vaka

hastalık bildirme oranının artması ve hastalıkla mücadeledeki yetersizliğe bağlı olabilir.
5.Hastalığın Etkenleri Nelerdir? Altı türü bulunan
Brucella grubu mikroorganizmalardan
Brucella melitensis
Brucella abortus ve
Brucella suis halk sağlığı yönünden büyük önem taşır.
B. melitensis başlıca koyun ve keçileri etkilemekle birlikte sığır ve köpekleri de enfekte edebilir. Kırsal kesimde insanların bu hayvanlarla yakın teması ve koyun-keçi sütünün geleneksel tüketim şekli nedeniyle koyun-keçi brusellozisi (
B.melitensis) ülkemizde insan sağlığına olumsuz etkisi bakımından daha büyük öneme sahiptir.
B.melitensis’in 3 biyotipi bulunur.
B. abortus
domuz ve insanlara da bulaşır. İnsanlar için patojenitesi bakımından
B. suis’ten sonra gelir.
B. abortus’un 7 biyotipi vardır.
B. suis
manda ve diğer bazı yabani hayvanlarda enfeksiyon oluşturduğu tespit edilmiştir.
B. melitensis’ten sonra insan için en patojenik türdür.
B. suis’in 5 biyotipi vardır.
B. canis
erkek ve dişi köpeklerde genital organ enfeksiyonları ve dişilerde yavru atmaya neden olur. Diğer 3 tür kadar halk sağlığı açısından önem taşımasa da insanlara bulaşabilir. İnsan dışında diğer hayvanlara bulaştığı bildirmemiştir.
B. ovis
koçlarda enfeksiyon oluşturur. İnsan ve diğer hayvanları enfekte etmez.
B. neotomae
doğal şartlarda sadece çöl ratlarını enfekte ettiği bilinmektedir.
Son yıllarda İngiltere ve Amerika Birleşik Devletlerinde deniz memelilerinde enfeksiyona neden olan farklı bir
Brucella türü mikroorganizmalar izole edilmiştir. Laboratuvar çalışanlarında enfeksiyon oluşturması bu türün de insanlar için patojen olduğunu ve
Brucella grubu mikroorganizmaların ve onların potansiyel bir zoonoz olarak ekolojik yaygınlığını göstermektedir.
6.Brucella Grubu Mikroorganizmaların Çevre Şartlarına Dayanıklılığı Nasıldır? Brucella grubu mikroorganizmalar genellikle konakçı hayvan dışında çoğalmazlar. Fakat ortamın ısı

%17 tuz içerende ise 1 ay canlı kalır. Etin normal dinlendirilmesi süresince oluşan pH değişikliği (asitlik) ette bulunabilecek
Brucella mikroorganizmalarını öldürmeye yeterlidir.
7.Brusellozis Nasıl Bulaşır?Brusellozis

yavru atmış veya doğum yapmış enfekte bir hayvanın vaginal akıntılarının hepsi son derece fazla sayıda enfeksiyöz
Brucella BrucellaGenel kural olarak brusellozis bir sürüden diğer bir sürüye enfekte veya enfeksiyöz etkene maruz kalmış hayvanların sürüye sokulmaları ile görülür. Bu şekilde bulaşma enfekte veya satın almadan önce enfeksiyona maruz kalmış hayvanların sürüye sokulması ile görülür. Hastalık aynı zamanda brusellozisten ari bir sürünün hastalıklı sürü ile aynı merada otlatılması ile de bulaşır. Ayrıca köpek ve kediler

yabani hayvanlar atık yavru ve yavru zarlarını bir meradan diğerine taşıyarak dolaylı olarak bulaşmada rol oynayabilirler.
8. Brucella Etkenleri Hayvanların Vücudunda Nerelerde Bulunur?Sindirim veya deri ve mukozal yüzeylerden vücuda giren mikroorganizmalar lenf kanalları yoluyla en yakın lenf yumrusuna ulaşarak burada çoğalırlar. Daha sonra kan yoluyla bütün vücuda yayılırlar

tendo kılıfları ve bursalara yerleşirler. Hastalığın daha sonraki evrelerinde
Brucella mikroorganizmaları ya tamamen kaybolurlar ya da çoğu vakada olduğu gibi meme üstü ve genital lenf yumrularında gizli olarak kalırlar.
9. Brusellozisin İnkübasyon Süresi Ne kadardır?İnkübasyon süresi mikroorganizmanın enfeksiyöz dozuna maruz kalınması ile hastalık belirtilerinin görülmesi arasında geçen süredir. Hayvanlarda brusellozisin inkübasyon süresi 2 hafta ile 1 yıl

minimum inkübasyon süresi yaklaşık 30 gündür. Bazı hayvanlar teşhiste kullanılan serolojik testlerde pozitif reaksiyon geliştirmeden önce atık yapabilir. Bazı enfekte hayvanlar hiç atık yapmaz. Genel olarak atık yapmayan enfekte hayvanlar enfeksiyondan sonra 30-60 gün içinde teşhis testlerinde pozitif reaksiyon oluşturur. Ancak bazı hayvanlar birkaç ay ile 1 yıldan fazla pozitif bir reaksiyon geliştirmeyebilir.
Enfeksiyona duyarlılık ve hastalığın belirtileri yaş

türü ve virülensine göre değişiklik gösterir.
Gebe iken alınan enfeksiyon çoğunlukla atıkla sonuçlanır. Gebe olmayan koyunların ilk defa enfekte olduklarında bir sonraki gebeliklerinde atık yapmadıkları ve bir bağışıklık geliştiği ileri sürülmektedir. Ancak keçilerde böyle olmamakta

mevcut enfeksiyon hayvan gebe kaldığında uterusa yayılmaktadır.
10. Hastalığın Hayvanlardaki Belirtileri Nelerdir? Sığırlarda:Dişi hayvanlarda başlıca belirti yavru atmadır. Yavru atma genellikle gebeliğin 5-7 nci aylarında görülür. Gebelik süresini tamamlayarak doğan yavrularda da doğum sonrası hemen ölüm görülebilir. Yavru zarlarının atılamaması ve uterus iltihaplanması sonucu tekrar gebe kalma süresi uzar veya kalıcı kısırlık oluşabilir. Yavru atma ve tekrar gebe kalma aralığının uzaması nedeniyle laktasyon süresindeki değişiklikler sonucu süt verimi azalabilir. Tamamen duyarlı sürülerde atık oranı % 30-80 arasında olabilir. Bütün enfekte hayvanlar yavru atmazlar ve bazı vakalarda atık oranı çok düşük olup hastalık sinsi seyreder. Bazı hayvanlarda bacak eklemlerinde yangı ve şişlikler görülebilir. Erkek hayvanlarda da üreme organları etkilenir. Enfekte inekler genellikle bir kez yavru atarlar (bu nedenle enfeksiyonun ilk defa girdiği sürülerde atık oranı yüksektir). Ancak bazı hayvanlar daha sonraki gebelikleri süresince de atık yapabilir ve daha sonraki gebeliklerden doğan yavrular zayıf ve sağlıksız olabilir.
Enfekte hayvanların buzağıları sağlıklı görünseler dahi

enfekte inekler enfeksiyöz mikroorganizmaları vücutlarında bulundurup saçmaya devam ederler ve hastalığın tehlikeli kaynakları olarak dikkate alınmalıdırlar. Ayrıca düşük oranda da olsa enfekte analardan doğan buzağılar enfeksiyonu gizli olarak taşıyabilirler. Bu buzağılar ilk gebeliklerine kadar herhangi bir belirti göstermez ve serolojik testlerde negatif olarak bulunurlar. Bu hayvanlar sürüde hastalığın devamını sağlayan bir enfeksiyon kaynağı olarak rol oynarlar. Bu nedenle enfekte bir anadan doğan buzağılar aşılansalar dahi gizli enfeksiyon devam edebileceğinden damızlıkta kullanılmamalıdır. İneklerde meme ve meme lenf yumrularında kalıcı enfeksiyon nedeniyle enfekte hayvanlar yaşamları boyunca sütle zaman zaman mikroorganizmayı çıkarır ve insanlar için risk oluştururlar.Atık veya doğumu takiben etkenler uterus akıntılarıyla 15 gün süreyle yoğun olarak atılır. Akıntılar azaldıkça mikroorganizmanın atımı da hızla düşmesine rağmen 2-3 ay sonra temizlenir.
Koyun ve Keçilerde:Bu hayvanlarda da başlıca belirti yavru atmadır. Yavru atma genellikle gebeliğin son 2 ayında görülür. Canlı fakat zayıf kuzu doğumu görülebilir. Keçiler enfeksiyona koyunlardan daha duyarlıdır. Keçilerde mikroorganizmaların atık veya doğumu takiben enfekte uterustan atılımı koyunlara oranla daha çok ve uzun sürer. Genellikle 2-3 ay

enfekte hayvanlar ortalama 6 ay içinde enfeksiyondan doğal olarak ari olmaya bir eğilim gösterirler. Ancak yaklaşık % 20’si daha uzun süre taşıyıcı olabilir. Bir defa atık yapan koyunlar nadiren ikinci kez yavru atarlar ve tekrar enfeksiyona oldukça dirençlidirler. Sığırlarda olduğu gibi az oranda olmasına rağmen enfekte annelerden doğan kuzu ve oğlakların enfeksiyonu gizli olarak taşıma ihtimali mevcuttur. Atık yapan koyunlar genel olarak 2 aya kadar sütle mikroorganizmayı çıkarırlar. Ancak nadiren sütle 140-180 güne kadar da atım tespit edilmiştir. Keçilerde kalıcı enfeksiyon görülebilir bu durumda mikroorganizma sütle en az iki laktasyon belki daha uzun süre atılabilir.
Koyun ve keçilerde süt üretiminde azalış sığırlara göre daha fazla olmaktadır

ancak infertilite oranı sığırlara oranla daha düşüktür.
11. Brusellozis Nasıl Teşhis Edilir?Enfekte hayvanları görünümlerine göre tespit eden etkili bir yol yoktur. Hastalığın teşhisi ancak laboratuvar testleri ile olur. Laboratuvar teşhisi ya mikrorganizmanın kendisinin tespiti veya ona karşı oluşan antikorların kan serumu ve sütte ortaya konulması ile olmaktadır. Bu amaçla Laboratuvara etkenlerin tespiti amacıyla atık yavru

antikorların tespiti amacıyla kan serumu ve süt örnekleri uygun şartlarda gönderilir.
Rose Bengal Plate Test

Komplement Fikzasyon Testi ve ELISA en fazla kullanılan teşhis testleridir.
12. Hayvanlarda Brusellozis Tedavi Edilebilir mi? Yapılan denemelerde tedavide çok başarılı sonuçlar alınamamıştır.
Brucella 13. Hayvanlar Brusellozisten Nasıl Korunur?Brusellozis enfeksiyonu bir sürüye girdikten sonra o sürünün hastalıktan ari hale getirilmesi oldukça güç

yakın çevresi ve süt ürünlerini tüketenler için oluşan risk göz önüne alındığında hastalıktan korunma büyük önem taşır.
Brusellozisin kontrolü genel hijyenik tedbirlerin uygulanması

enfekte hayvanların sürüden çıkarılması (test ve kesim) ve aşılama yöntemleri ile olmaktadır.
Yavru atan hayvanların tüm atıkları ile bu atıkların temas ettiği yem ve altlıklar ya derine gömülerek üzerine yanmamış kireç dökülmeli veya yakılarak imha edilmelidir. Ahır ve ağıllarda dezenfeksiyon yapılmalıdır.
Sürüye veya işletmeye yeni hayvan satın alındığında test yaptırılmalı (Ergin S-19 aşısıyla aşılanan dişi sığırların aşılama tarihinden 6 ay sonra

alındığında inkübasyon periyodunda olan (enfeksiyona yeni maruz kalmış) hayvanların tespitine yardımcı olur. Hayvan satın alınacağında brusellozis bulunmayan sürüler tercih edilmelidir. Ayrıca hastalığın yayılmasını önlemek için brusellozis tespit edilen hayvanlar satılmamalıdır.
Bütün atık vakalarında zaman geçirilmeden Bakanlık İl ve İlçe Müdürlüklerine veya bir veteriner hekime müracaat edilmelidir. Hayvanlar brusellozise karşı aşılatılmalıdır. Sürüye yeni katılan hayvanların da aşılatılmasına dikkat edilmelidir.
14. Ülkemizde Hayvanlarda Brusellozis ile Nasıl Mücadele Edilmektedir? Dünyanın her yerinde Brusellozis ile mücadelede genel kural olarak 3 aşamadan oluşan bir program uygulanmaktadır.
1-Hastalığın sürü prevalansı % 5-10 olduğunda genç ve ergin tüm hayvanların yoğun olarak aşılanması ile hastalık oranı azaltılmaya çalışılır.
2-Sürü prevalansı %1’lere düşürüldükten sonra sadece genç hayvanlar aşılanır

ergin hayvanlara test ve kesim uygulanır.
3-Hastalık kontrolünün son aşamasında aşılama durdurulur test ve kesim uygulanır. Yapılan taramalarla enfekte olduğu tespit edilen hayvanlar kesime sevk edilir.
Ülkemizde hastalıkla mücadele yoğun aşılama yapılmakta ve sığırlarda tazminatlı kesim uygulanmaktadır. Koyun ve sığırların aşılama çalışmalarına 1960’lı yıllarda devlet çiftliklerinde başlanmış ve daha sonra belirli sayıda halk elindeki hayvanların aşılamasına geçilmiştir. 1984 yılında uygulamaya konulan ve 26 yıl sürmesi hedeflenen '
Türkiye Brusellozis Mücadele Projesi’ ile bölgelere göre aşamalı olarak 4-8 aylık dana ve 3-8 aylık kuzu ve oğlakların aşılanmasına başlanmıştır. Yalnızca genç hayvanların aşılanması ile tüm popülasyonda bağışıklığın oluşması uzun yıllar alacağından etkili bir popülasyon bağışıklığı için ergin hayvanların da aşılanması gereği üzerine 1991 yılından itibaren hastalık mihraklarında ergin hayvanların azaltılmış doz aşılarla aşılanmasına başlanmıştır.
15. Hayvanlarda Brusellozise Karşı Hangi Aşılar Uygulanmaktadır? Dünya'da Durum:Dünyada farklı ülkelerde Brusellozis mücadelesinde

hem B. abortus S19 ve B. melitensis Rev-1 gibi virulensi düşük suşlardan hazırlanan canlı aşılar hem de 45/20 ve H38 suşlarında olduğu gibi adjuvanlı inaktif aşılar kullanılmaktadır. Kullanılan aşılar genelde aglütinojenik aşılardır. Bunlar iyi bir bağışıklık oluşturma gücüne sahiptirler. Ancak aglütinojenik aşılar uzun bir süre ile aglütine edici antikorların oluşumuna neden olarak hastalığın tanısına yönelik yapılan testlerde yanlış pozitif sonuçların alınmasına yolaçabilir. Buna karşılık non-aglütinojenik bir aşı olan 45/20 aşısının verdiği bağışıklık daha düşük bir düzeydedir. Ayrıca bazı Avrupa ülkelerinde konjuktival yolla Rev-1 aşısı yapılmaktadır. Bu aşılamada aşıya bağlı olarak gelişen antikor titresi daha kısa sürede ortadan kaybolmakta ve ergin hayvanlarda uygulandığında atıklara neden olmadığı ileri sürülmektedir. Bakteri sayısı genç Rev-1 aşısının yarısı olacak şekilde hazırlanan bu aşıda meydana gelen bağışıklığın süresinin ve kuvvetinin saha şartlarında henüz net olarak ortaya çıkarılamayışı ve bazı olaylarda atıklara neden olabileceği dezavantajdır. Ayrıca etkili doz hakkında kesin bir görüş birliğine varılamamıştır. Konjuktivaya uygulanan bu aşının ülkemiz şartlarında uygulayıcılar tarafından kendilerine ve çevreye bulaştırılabilme riskinin olduğu düşünülmektedir.
Son yıllarda B.abortus biyotip 1’in rough kültüründen elde edilen RB51 suşunun

aşı uygulayıcılarına olası bir bulaşmada dezavantaj teşkil etmektedir.
Türkiye’de Durum:Brusellozis’e karşı kullanılan aşılar ülkemizde Bakanlığımıza bağlı Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü’nde üretilmektedir. Koyun ve keçilerde B. melitensis Rev.1

sığırlarda B. abortus S19 aşısı kullanılmaktadır.
B. melitensis Rev.1 aşısı: B.melitensis Rev. 1 suşundan hazırlanan canlı

kuzu ve oğlaklara 1 ml deri altı yolla uygulanır. Gebe hayvanlarda abortlar meydana getirdiği için ergin hayvanlara uygulanmaz.Yaşam boyu süren yeterli bir koruma sağlamaktadır.
B. melitensis Rev. 1 Ergin aşısı: B. melitensis Rev. 1 suşundan hazırlanan canlı

liyofilize bir aşıdır. Aşı 100 doz olarak üretilir ve her bir doz aşı 5-10x104 mikroorganizma içerir. Aşı 8 aylıktan büyük ergin dişi koyun ve keçilere 1 ml olarak deri altı yolla uygulanır. Erkek hayvanlara uygulanmaz. 12 ay ara ile iki defa uygulanır. Brucella ile enfekte olduğu laboratuvar raporu ile tespit edilen ve atıkların seyrettiği sürülerde gebelik dönemine bakılmaksızın tüm ergin dişi hayvanlar hemen aşılanır. Ikinci yıl aşının daha güvenli bir dönem olan gebeliğin son ayı veya laktasyon döneminde yapılması önerilir.
B. abortus S19 Aşısı: B. abortus S19 suşundan hazırlanan canlı

4-8 aylık dişi danalara 4 ml deri altı yolla uygulanır. Ergin hayvanlarda abort yapar ve sütle atılır. En az yedi yıl koruma sağlar.
B. abortus S19 Ergin Aşısı: B. abortus S19 suşundan hazırlanan canlı

8 aylıktan büyük dişi sığırlara 1 ml deri altı yolla uygulanır. Brucella ile enfekte olduğu laboratuvar raporu ile tespit edilen ve atıkların seyrettiği sürülerde gebelik dönemine bakılmaksızın tüm ergin dişi hayvanlar hemen aşılanır. ikinci yıl aşının daha güvenli bir dönem olan gebeliğin son ayı veya laktasyon döneminde yapılması önerilir.
16. Hastalık Teşhisinde Kullanılan Antijenler Ülkemizde Üretilmekte midir? Brusellozisin hayvanlarda ve insanlarda teşhisi amacıyla kullanılan
Brucella 17. Ülkemizde Hayvanlarda HastalığınT eşhisi Nerelerde Yapılmaktadır?Bölgesel düzeyde hizmet veren Pendik

Adana Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüleri yanında Veteriner Fakültelerinde brusellozisin teşhisi ve hastalıkla ilgili araştırma çalışmaları yapılmaktadır. Aşı ve biyolojik madde üretiminden sorumlu Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü brusellozis hastalığı için ülkesel düzeyde referans laboratuvarıdır.
18. Brusellozis İnsanlara Nasıl Bulaşır? Brucella mikroorganizmaları insanlara çeşitli yollarla bulaşmaktadır. En yaygın bulaşma yolu mikroorganizma ile bulaşık çiğ süt ve süt ürünlerinin (peynir

idrar ve dışkıları ile doğrudan temas ile bulaşma olabilir. Doğrudan temasta sindirim sistemi ile bulaşma ön planda olmakla birlikte hasarlı deriden ve solunum yoluyla bulaşma da söz konusudur. Hayvan gübresi ile bulaşan sebzelerin tüketimi de insan enfeksiyonlarından sorumlu olabilir.
Hayvan yetiştirenler

et sanayiinde çalışanlar ve laboratuvar çalışanları brusellozisin bulaşması açısından daha fazla riske sahiptir.
19. Brusellozis İnsanlara Et ile Bulaşır mı?Et çok nadiren bir bulaşma kaynağıdır. Çünkü genellikle çiğ olarak yenilmez

dalak gibi organların iyi pişirilmeden tüketilmesi ile bulaşma olabilir.
Hastalık insanlara daha çok enfekte hayvanların kesimi ve bu hayvanların organlarına temas edilmesi ile bulaşabilir.
20. Brusellozis İnsandan İnsana Bulaşır mı?İnsandan insana doğrudan bulaşma son derece azdır. Nadiren süt veren annelerden bebeklerine ve seksüel yolla bulaşmanın olduğu bildirilmiştir.
21. İnsanlarda Brusellozisin Belirtileri Nelerdir?Hastalığın inkübasyon süresi genellikle 1-3 hafta kadardır

epididimitis gelişimi daha sıktır. Hastalığın süresi birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilir
22. İnsanlarda Brusellozis Nasıl Teşhis Edilir? Klinik bulgularla konulan teşhisin doğrulanması için laboratuvar testleri gereklidir. Teşhis doğrudan hasta kanından
Brucella mikroorganizmalarının kültürü ve indirekt olarak serolojik testlerle etkene karşı oluşan antikorların tespiti ile olur. Hastaların brusellozis tanısı konulmadan önce antibiyotik kullanmış olmaları ve kırsal kesimdeki sağlık birimlerinde kültür imkanlarının olmaması

etkenlerin kanda sürekli bulunmaması nedeniyle hastalığın teşhisi daha çok serolojik testlere dayanmaktadır.
23. İnsanlarda Brusellozis Tedavi Edilebilir mi? Antibiyotikler
Brucella mikroorganizmalarının karşı etkilidir. Fakat hastalığın tedavisi güç olabilir. Brucella etkenleri hücre içinde bulunduklarından (tüberküloz hastalığının etkeni
Mycobacterium tuberculosis gibi) birden fazla antibiyotiğin uzun süre (en az 6 hafta) uygulanmasını gerektirir. Ayrıca bakterilerin vücutta nereye gizlendiklerinin bilinmemesi ve kemik iliği gibi yerlerde de enfeksiyon oluşturması nedeniyle uzun süreli bir tedavi uygulanır. Kısa süreli tedavi enfeksiyonun nüksetmesine neden olmaktadır. Tedaviye başlama zamanı ve hastalığın şiddetine bağlı olarak iyileşme birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir. Ölüm oranı düşüktür.
Bilimsel açıdan önemli ve göz önünde bulundurulması gereken diğer bir konu ilaçlara direnç ihtimalidir. Burucella etkenlerinin antibiyotiklere dirençli suşlarının olduğu bildirilmiştir. Brusellozis tedavisi için yaygın olarak kullanılan bazı antibiyotikler (Rifampicin ve streptomycin gibi) aynı zamanda tüberküloz tedavisinde de kullanılmaktadır. Patojenik
Mycobacterium tuberculosis suşlarına karşı çoklu ilaç direncine sahip suşların mevcudiyeti brusellozis tedavisi için tüberküloz tedavisinde kullanılmayan alternatif bir tedavi problemini ortaya çıkarmaktadır.
24. İnsanlarda Brusellozis Nasıl Önlenir?Pastörize olmamış veya iyice kaynatılmamış süt ve böyle sütlerden yapılan peynir

dondurma gibi süt ürünleri tüketilmemelidir. Pastörize edilip edilmediği bilinmeyen süt ve süt ürünleri yenilip içilmemelidir.
Hayvan yetiştiricileri yavru atan hayvanların tüm atıkları ile bu atıkların temas ettiği yem ve altlıkları çıplak el ile dokunmadan imha etmelidir. Atıklar çevreye atılmamalı

özellikle kedi ve köpeklere verilmemelidir. Ahır ve ağıllarda dezenfeksiyon yapılmalıdır. Atık görüldüğünde hemen bir veteriner hekime haber verilmeli ve hastalığın teşhisi konulduktan sonra hayvanlar mutlaka aşılatılmalıdır. Ayrıca koruyucu olarak genç hayvanların aşılatılmasına önem verilmelidir. Çünkü insanlarda brusellozisin önlenmesi hastalığın hayvanlarda kontrol ve eradikasyonuna bağlıdır.
Yapılan çalışmalara rağmen insanlarda kullanılabilecek güvenli bir aşı henüz bulunamamıştır.